|
IcEdE4RtH bildirdi: " Tekrar Merhaba Arkadaşlar ! Bu Haftaki Tanıtacağımız grup İzmirli Death Metal grubumuz ''Prime Object'' olacak.Grup hakkında hemen herşey bu tanıtım yazımızda yer alıyor.Hazırsanız Haberin Devamına Tıklamanız Yeterli !!!
[ Ayrıntılar haberin devamında Yazan : IcEdE4RtH ] "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
IcEdE4RtH bildirdi: " Tekrar Merhaba arkadaşlar RockFrekans.com olarak bir başka Türk grubumuz olan ''Abrasion'''ı sizlere tanıtacaz.Evet Hazırsanız Bu Haftaki Grubumuz Abrasion hakkında herşey Haberin Devamında ...
[ Ayrıntılar haberin devamında ] "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Slayer’in ışık hızında davul çalabilen, uzaylı olduğuna inanılan, davulu çalarken uçan, uçuran ve bir şehir efsanesine göre bozuk parayı düz duvara koyduktan sonra baget darbeleriyle düşmesini engelleyebilecek kadar hızlı olduğu söylenen Dave Lombardo. Son söylediğimi görmedim ama biyografinin devamında videoları izledikten sonra mümkün olabileceğine inandım.
Bu nasıl insan? bakalım görelim izleyin Dave Lombardo hakkında yorumları bekliyorum..
[ Biyografinin tamamını okumak için devamını tıklayınız!! ]
|
|
|
|
|
|
|
|
|
IcEdE4RtH bildirdi: " Merhabalar Tekrar bir Grup tanıtımınızda karşınızdayız.Bu Haftaki konuğumuz ISTANBULLU Glam Rock Grubu Voodoo Medicine olacak..
[ Ayrıntılar haberin devamında ]
"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
IcEdE4RtH bildirdi: " Merhaba arkadaşlar bu yazımızda Türk Rock Ve Metal Müzisyenleri tanıtmak için başlıyoruz.Bu Avrupa'da yaşayan Türk Rock ve metal grubunda yer alan Profesyonel ve Amatör muzisyenler içinde sizlere tanıtılacak.Ve Şimdi başlıyoruz.Sizlere Tanıtacağımız ilk isim Başak CeBeR(Solist)...
[Ayrıntılar haberin devamında... ]"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Müzisyenler vardır, uç seviyede enstrümanistliğe ulaşmışlardır. Gerçek birer virtüözdürler. Ulaşabildikleri kitle de ziyadesi ile o çalgıyı çalanlardır. Müzisyenler vardır, temel seviyede çalabilirler. Ancak ileri bestecilik yetenekleri ile geniş bir alanda tanınır, saygı görürler.
Hatta bunlar arasından bazıları o kadar iyi bestecilerdir ki o çalgıyı daha ileri seviyede çalanlara bile bir şeyleri yeniden öğretirler. Sadece çok az sayıdaki, nadide bazı müzisyenler ise bu iki değere birden, aynı anda sahiptirler. İşte 1980'den sonra elektrik gitarın başına gelen en iyi şey olan Joe Satriani'yi kabaca böyle tanımlayarak işe başlayabiliriz...
[ Biyografinin ayrıntıları devamında ]
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Slash, 1965 doğumlu İngiliz müzisyen. Gerçek adı Saul Hudson’dır. Guns N’ Roses grubunun eski gitaristidir, şu anda Velvet Revolver grubunda çalmaktadır. Uzun siyah kıvırcık saçları, şapkası ve ağzının kenarında duran sigarasıyla ünlüdür.
Slash, 23 Temmuz 1965’te Londra, İngiltere’de doğdu. Babası Anthony Yahudi bir İngiliz, annesi Ola ise Nijeryalı’ydı. Annesi, David Bowie’nin kostümlerini dikiyordu. Babası ise bir sanat direktörüydü. Bu yüzden David Bowie, Iggy Pop gibi ünlüler Hudson ailesinin evini sıkça ziyaret ederdi. 1970lerin ortalarında annesi ve babası boşanınca, Slash anneannesinin yanına taşındı ve 11 yaşına kadar orada yaşadı. Bu sırada profesyonel bir bisiklet sürücüsü oldu, yarışmalara katıldı ve ödüller kazandı.
Daha sonra annesi ile birlikte Kaliforniya, Amerika’ya taşındı. Fairfax Lisesi’ne başladı. Slash 15 yaşındayken anneannesi ona bir akustik gitar aldı. O sıralarda Led Zeppelin, Eric Clapton, Jimi Hendrix, Pink Floyd The Wall, Queen, Alice Cooper, AC/DC dinleyen ve onların şarkılarından ilham alan Slash, kendi kendine gitar çalmaya başladı. Çaldığı ilk şarkı Deep Purple’ın “Smoke on the Water”ıydı. Ders almaya başladı ancak daha çok kendi kendine öğrenmek istiyordu..
[ Biyografinin ayrıntısını okumak için tıklayınız ]
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bundan yıllar önce Eric Clapton adındaki genç gitarist, çalıştığı Yardbirds grubunu bırakıp John Mayall’ın Bluesbreakers topluluğuna katılmıştı. Yapılan albüm ve verilen konserlerden sonra seyircinin ve müzik basınının üzerinde uzlaştığı tek bir slogan vardı; "Clapton Tanrıdır!"
Clapton 30 Mart 1945’te İngiltere’nin Ripley kasabasında evlilik dışı doğduğunda bu durumun sonraki hayatını nasıl etkileyeceğini tahmin edemezdi. Büyükannesi tarafından büyütüldü. Yani daha o zamanlar içinde "Blues" vardı. Fiziksel yönden zayıf olduğundan, sanata, daha da çok müziğe eğilimliydi.
Biyografinin ayrıntıları devamında...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Aradan tam 4 yıl geçti. O günü hala unutamıyorum. 8 Aralık 2004... Ve her hatırladığımda tüylerim diken diken oluyor. Sabahın köründe, uyurken birden telefonum çaldı. Telefondaki arkadaşım "Moruk.. Pantera'nın gitaristi ölmüş.." dedi.. Uyku sersemi ilk önce anlayamadım ya da şaka filan zannettim. (Nasıl bir şakaysa..) Daha telefonda beni inandırmak için dil dökmeyi sürdürünce "Tamam. Ben bi internetten araştırayım.." dedim
Ayrıntılar biyografinin devamında...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Az önce biraz hüzünlüydüm, ondan daha da az önce bir parça ağlamıştım bile. Herkes müzik yapabilir, herkes müziği sevebilir ama müzikten anlamak zordur. Yavuz Çetin! Kim bu adam? Kimsenin umurumda olmayan bir adam. Bilen bilir. Şarkılarıyla büyüyüp, hissettiğim adam.. Ama bu ‘farkındalık hissi’ aklımın kapılarını zorlamama yol açıyor. O bilmediğiniz adam için bir şey yazmak ve söylemek o kadar zor ki.. Ben Yavuz Çetin’i dinlerken onun öldüğünü bilmiyordum.Yani Yavuz Çetin bir çocuğun bile hayatına girip müziği sokabiliyor. Bir zaman Shaft Barda Yavuz Çetin için bir anma gecesi düzenlenmişti.
Ayrıntılar yazının devamında...
|
|
|
|
|
|
|
|